Bosna’da mizahın renkleri
Bosna bir tescilli marka olsa, belki börek olurdu. Belki de kuzu çevirme. Ya da köfte. Hazmedilir bunlar. Tabii, bizden önce biri davranmadıysa. Bir de bize özgü başka bir şey var: Mizah anlayışı…
Bosna bir tescilli marka olsa, belki börek olurdu. Belki de kuzu çevirme. Ya da köfte. Hazmedilir bunlar. Tabii, bizden önce biri davranmadıysa. Bir de bize özgü başka bir şey var: Mizah anlayışı…
Efsanelere, menkıbelere gerçekmiş gibi inananlardan değilim. Gerçek olup olmadıklarına karışmam, bunların birer halk edebiyatı ürünü olduğunu kabul edip simgesel boyutlarıyla yetinirim. Yeter de…
Bir şeyi gözüme kestirdiğimde, isteğimin gerçekliliğini ispatlamak için önce bir kenara bırakıyorum, geri dönüyorum, tekrar bakıp hâlâ isteyip istemediğimi sorguluyorum. Bu da olgunluğun getirdiği…
Fil yavrusu fıkrasını belki duymuşsunuzdur. Değişiklik olsun diye ben iki fil yavrusu fıkrasını anlatayım. Bir varmış bir yokmuş. Yokmuş gerçi ama biz varmış gibi düşünelim. İki fil yavrusu çölde…
Nisan yağmurları, savaş günlerini hatırlatıyor. Meteorolog değilim biliyorsunuz, fakat dışarıda kar yağıyor, yazmak için aklıma kardan başka bir şey gelmiyor. Üşüyorum. Kardan dolayı mı, genel…
Geçen gün Prof. Dr. Dževad Karahasan’la oturuyordum. Bir de Dr. Orhan Jašić vardı yanımızda. Karahasan’ı biliyorsunuz, akademisyen olarak bilmeyenler yazar olarak bilirler. Bilmiyor musunuz? Yaşayan…
Bugünlerde sosyal medyada dil eğitimi hakkında bir tartışma ortaya çıktı. Yani, matematik dersinin yoğun ve ağır olmasından şikâyet eden bir anne, yabancı dil derslerinde gereksiz gramer kurallarının…
Şehirlerimizi, sokaklarımızı, insanlarımızı zor yazarım. Daha doğrusu, Ahmet Hamdi Tanpınar’dan sonra Türkiye şehirlerini, İvo Andriç’ten sonra Saraybosna’yı, Travnik’i yazmak amatörce gelir. Kalemin…
Çok mu terslenmişim nedir, kendimi hep gençlerden yana bulan ben, genç nesilleri eleştirmeye başladım. Bizim kuşak yaşlılara, bizden önceki hocalara, özellikle alanımızda emek verenlere saygı…
Bizden” değil de “bizdenlik” diye bir kavram türettim, hem de başlığa koydum. Bunca yıl Türkçeden ekmek yiyorum, sözcük hazinesine bir katkım olsun. Siz şöyle şaşıradurun, ben bizdenlikleri yazayım…
Son günlerde gündemde olan Uluslararası Adalet Mahkemesi’nin ret kararını, kabahatin kimde olduğunu yazmamak için var gayretimi sarf ediyorum. Boşnaklar arasında muhalefet iktidardakileri suçluyor…
Bugünlerde rahmetli Hacı Hafız Halid Hacimuliç’in günlük yazılarını okuyorum. Öğrencileri tarafından hazırlanmış, daha doğrusu diline imlasına hiç müdahale etmeden, el yazmasının tıpkıbasımlarını…