Suriye Bosna oldu, Halep Srebrenica olmasın
Suriye’de savaşın ne zaman başladığını hatırlamıyorum. Yani, resmen ne zaman savaş olarak adlandırıldığını. İç savaş mıydı, Esad’ı devirmek isteyen bir grup muydu anlaşılmıyordu haberlerden. İki genç…
Suriye’de savaşın ne zaman başladığını hatırlamıyorum. Yani, resmen ne zaman savaş olarak adlandırıldığını. İç savaş mıydı, Esad’ı devirmek isteyen bir grup muydu anlaşılmıyordu haberlerden. İki genç…
Türkiye’de beni tanıyan birçok kişi bana abla diye hitap ediyor (Abla kavramının bir grup tarafından istismar edilmesinden dolayı bir ara “bacı” ile değiştirilmesini önerdim ama duyan olmamış). Demek…
Halk edebiyatımızı, yani Boşnak halk edebiyatını düşünmeye başladım, hatta daldım. Akademisiyken kıllığından soyunarak rahatlıkla yazmak hoşuma gidiyor doğrusu. Sıra çocukluğa ve ninnilere geldi…
Muhammed’in izindeki Muhammed’ler hakkında… Edebiyat hakkında ağzımı açtım mı yandınız, durmak bilmiyorum. Gerçek Hayat’taki ilk yazımda söz verdim, edebiyat yazmayacağım, yazarsam bile edebiyat…
Alija Nametak anısına… Eserlerini okuduğum yazarları genellikle görme fırsatım yoktu. Bazıları ölmüştü, bazıları dünyanın uzak diyarlarında yaşıyordu, bazıları da hayatta olmalarına ve Yugoslavya’da…
Baladlarımıza devam ediyorum. Edebiyat edebiyatını yapmadan, Türkiye’de edebiyatımızın (Bosna ve Boşnak edebiyatının) bilinmemesinden utanç hissimi gidermek uğruna, mevcut ezberleri bozmak uğruna…
Prof. Dr. Munib Maglayliç hatırasına… Dün vefat yıldönümüydü. Ayrılışımız, görüşmelerimiz bir cümle ortasında kesilmiş sanki. Boşnak Halk Edebiyatı araştırmacısı, akademisyen, Ehli Beyt aşığı, halk…
Saraybosna’da çalıştığım üniversitenin görevli bulunduğum Şarkiyat Enstitüsüsü, 510. doğum yıldönümü münasebetiyle Sokollu Mehmet Paşa ve aile mensupları hakkında bir sempozyum düzenliyor bugünlerde…
Bizim ailede genel anlamıyla sanata büyük değer verilir. Hani, anne edebiyat teorisyeni, baba da grafiker olunca, çocuktan en azından her türlü sanatta bilgi sahibi olması beklenir. Çocukken…
Merhaba. Bizdeki yenilikleri merak ediyorsunuzdur. AB üyeliğine aday adaylığımız kabul edilmiş. O ne demek diye sorarsanız, Güney Avrupa’nın Avrupa içinde olduğunu ispatlama süreci. Belirli şartları…
Hepimizin güç kaynağı olduğu gibi, zayıf noktaları da var, biliyoruz. Güçlü olanlar sevilir, sayılır, kimi ondan korkar, kimi fırsatçı olup faydasını bekler. Her neyse, güçlü olana kimse dokunmaz…
Bu hikâye çok eskiye dayalı olsa gerek. Belki benim okuyabil-diklerimden bile daha eski dönemlere dayalı. Veya hiç de mantıkla açıklanacak bir durum değil. Aşkı, sevgiyi mantıkla açıklayamazsınız…